Eskişehir Bakış

Gündelik merakların peşinde, yıldızlara oyunlu bakış

Test ve Quiz

Sözlü sınavda kendini ifade etme becerisi

Konuyu bildiği hâlde sözlüde zorlanmak yaygındır. Sorun genellikle bilgi değil, bilginin konuşurken düzenlenmesidir.

Yazılı sınavda düşünmek için zaman vardır; cümle kurulur, silinir, yeniden yazılır. Sözlü sınavda ise düşünme ve konuşma iç içe geçer. Bu yüzden konuyu bildiği hâlde sözlüde zorlanan öğrenci sayısı hiç de az değildir. Sorun çoğu zaman bilgi değil, bilginin ağızdan çıkarken düzenlenmesidir. Bu düzenleme öğrenilebilir bir beceridir ve çalışılırken ihmal edildiği için sınavda eksik kalır.

Sessiz çalışmanın gizli açığı

Çoğu kişi ders çalışırken içinden okur, notlarına bakar ve konuyu anladığını hisseder. Bu his gerçektir ama eksiktir; tanıma ile üretme farklı işlerdir. Bir metni okuyup "evet, biliyorum" demek tanımadır. Aynı konuyu kitap kapalıyken baştan sona anlatmak üretmedir ve çok daha zordur. Sözlü sınav doğrudan üretmeyi ölçer. Bu yüzden hazırlığın bir bölümünün sesli yapılması gerekir. Boş bir odada, konuyu birine anlatır gibi yüksek sesle anlatmak, sessiz tekrardan çok daha fazla açığı ortaya çıkarır. Cümle ortasında takıldığınız yer, tam olarak eksik olan yerdir.

Cevabı yapılandırmak

Sözlü yanıtın en sık görülen kusuru dağınıklıktır. Akla gelen ilk ayrıntıdan başlanır, oradan bir başkasına atlanır ve dinleyen kişi ana fikri hiç duymadan cevabın bittiğini fark eder. Bunu önlemenin basit bir yolu vardır: önce çerçeveyi söylemek. "Bu konuda üç noktaya değineceğim" demek, hem dinleyene bir harita verir hem de konuşana kendi sırasını hatırlatır. Ardından her noktayı bir iki cümleyle açıklamak ve sonunda kısa bir toparlama yapmak yeterlidir.

Örnek vermek de sözlü ifadenin en güçlü aracıdır. Soyut bir tanımı tekrarlamak ezber izlenimi bırakır; tanımı somut bir örneğe bağlamak ise anlaşıldığını gösterir. Öğretmenler çoğu zaman tam olarak bunu arar.

Duraklamayı yönetmek

Konuşurken sessizlik korkutucu gelir ve bu korku dolgu seslerine, gereksiz tekrarlara yol açar. Oysa kısa bir duraklama dinleyen için rahatsız edici değildir; genellikle düşünceli bir izlenim bırakır. Bir soruyu duyduktan sonra hemen konuşmaya başlamak yerine iki saniye beklemek, cümlenin nereye gideceğini belirlemeye yeter. Yanıt bilinmiyorsa dolambaçlı laf kalabalığı yapmak yerine bildiğiniz kısmı söyleyip sınırınızı belirtmek daha iyi karşılanır.

Sesin kendisi de yanıtın bir parçasıdır. Sözlü sınav bir konuşma performansı değildir, ama duyulabilir olmak gerekir. Heyecan sesi kısar ve tempoyu hızlandırır. Nefesi cümlenin başında almak, cümleleri kısa tutmak ve kelimelerin sonunu yutmamak bunu büyük ölçüde dengeler. Uzun ve iç içe geçmiş cümleler kurmaya çalışmak hem konuşanı hem dinleyeni yorar; sözlü ifadede kısa cümle her zaman kazanır.

Hazırlığı sınava benzetmek

En etkili hazırlık, gerçek koşullara benzeyen provadır. Bir arkadaşınızdan konuyla ilgili beş soru hazırlamasını isteyin ve hangi soruyu soracağını bilmeden yanıtlayın. Kendinizi kaydedip dinlemek de rahatsız edici ama son derece öğreticidir; dışarıdan duyulduğunda dağınık kalan yerler hemen fark edilir. İlk dinlemede sesinizi yabancı bulmak olağandır, birkaç denemeden sonra bu his kaybolur ve yalnızca içeriğe odaklanabilirsiniz.

Provanın bir başka biçimi de yazılı hazırlığı sözlüye çevirmektir. Bir konuyu maddeler hâlinde not aldıysanız, notlara bakmadan bu maddeleri sırayla anlatmayı deneyin. Anlatım sırasında atladığınız madde, ezberde en zayıf halkadır. Aynı konuyu birkaç gün arayla iki kez anlatmak, tek seferlik uzun bir tekrardan çok daha kalıcı sonuç verir; çünkü ikinci anlatımda zihin bilgiyi yeniden kurmak zorunda kalır.

Beklenmedik soruya ne yapmalı

Hazırlanılan konunun dışından gelen bir soru, sözlü sınavın en çok korkulan anıdır. Böyle bir durumda yapılabilecek en kötü şey susup beklemektir. Soruyu kendi cümlelerinizle tekrarlamak hem düşünmek için zaman kazandırır hem de yanlış anlamayı önler. Ardından bildiğiniz en yakın konuya köprü kurmak, tamamen boş bir yanıttan çok daha iyidir; "bu konuyu doğrudan çalışmadım ama şununla ilişkili olduğunu düşünüyorum" cümlesi dürüsttür ve düşünme biçiminizi gösterir.

Yanıt verirken kendi hatanızı fark ederseniz düzeltmekten çekinmeyin. Konuşmanın ortasında "burada yanlış söyledim, doğrusu şu" demek zayıflık değil, konuya hâkim olmanın işaretidir ve çoğu değerlendirmede olumlu karşılanır.

Sözlü sınavda başarılı olan öğrenci, en çok bilen değil bildiğini düzenli aktarabilen öğrencidir. Bu düzen, sınav anında doğaçlama olarak ortaya çıkmaz; haftalar boyunca yapılan sesli tekrarların bir sonucudur. Konuyu anlatmayı da konuyu öğrenmenin bir parçası saymak, sınav gününü çok daha tanıdık bir yere dönüştürür.